Genç hukukçu Özge Yücel, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenciyken Dil Derneği'ne üye oldu. Şu günlerde Atılım Üniversitesi'nde araştırma görevlisi. Çocuk haklarını bilmek ve savunmak yurttaş olmanın gereğidir. Bu düşünceyle yola çıkan Özge Yücel, dergimizin "Çocuk Hakları" sayfasını sizin için hazırlıyor. ozge1919@yahoo.com
Merhaba Çocuklar, Sizlere sizin haklarınızı anlatmaya başlamadan önce ne anlatacağımı paylaşmak istedim. Çocuk hakları ilk kez Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra tartışılan bir hak grubu olarak hukuk dünyasında yerini almıştır. İlk kez 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi ile çocuk hakları tüm dünyaya duyurulmuştur; ancak bu bildirgenin bir bağlayıcılığı yoktur. Yani bir sözleşme olmadığı için devletler buna uymakla yükümlü olmamıştır. Çocuk hakları konusundaki ilk bağlayıcı metin 1989 Çocuk Hakları Sözleşmesidir. Birleşmiş Milletler'in imzaya açtığı bu sözleşmeyi 191 ülke imzalamıştır. Sözleşmeyi imzalayan devletler bu sözleşmeyi ülkelerinde uygulamaya söz verir; yasalarını bu sözleşmeye uygun olarak değiştirir ve sözleşmenin etkin uygulanması için gerekli tüm önlemleri alır. Türkiye de bu sözleşmeyi imzalamıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesiyle tanınan hakların öncelikle çocuklar tarafından bilinmesi zorunludur. Çocuk haklarını çocuklar savunmalıdır; savunmak için bu hakları bilmelidir. Dergimizin ilk sayılarında sözleşmenin maddelerini sizlere aktaracağım. Sonraki sayılarda türlü konularda çocuk haklarını korumak için yapabileceklerinizi anlatmaya çalışacağım. Sorularınız olursa yanıtlamaktan mutluluk duyarım. Sevgilerimle, Özge Yücel
Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın, yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde ya da çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir. Bu hak, yalnızca başkasının haklarına ve itibarına saygı, ulusal güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı ve ahlakın korunması amacıyla ve yasada öngörülmek koşuluyla gerekli olduğu ölçüde sınırlanabilir.
Çocuk, dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük, ancak yasada öngörülmek ve gerekli olmak koşuluyla ulusal güvenlik, kamu düzeni yararına ya da kamu sağlığı ve ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüğünün korunması amacıyla sınırlanabilir.
Çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız biçimde karışılamaz, onur ve saygınlığına haksız biçimde saldırılamaz. Çocuk, bu tür karışma ve saldırılara karşı yasa ile korunma hakkına sahiptir.
Taraf devletler, çocuğun toplumsal, ruhsal, ahlaksal esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirme amacına yönelik olarak çocuğun çeşitli kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlar. Bu amaçla kitle iletişim araçlarını destekler, bu türde bilgi ve belge üretimi, değişimi ve yayımı amacıyla uluslararası işbirliğine girer, çocuk kitaplarının üretimi ve yayılımını destekler, azınlık ya da yerli topluluktan olan çocukların dil gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda kitle iletişim araçlarını destekler. Çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı çocuğun korunması için uygun yönlendirici ilkeler geliştirilir.
Çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişiminin sağlanmasında anne baba birlikte sorumluluk taşır. Bu konuda sorumluluk önce anne babaya, eğer durum gerektiriyorsa vasilere düşer. Bu kişiler, her şeyden önce çocuğun üstün yararına uygun hareket eder. Taraf devletler, sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınıp geliştirilmesi için anne baba ve vasiye uygun yardımı yapar; çocukların bakımıyla görevli kuruluşların, etkinliklerin ve hizmetlerin gelişimini sağlar. Çalışan anne babanın çocuklarının çocuk bakım hizmet ve kuruluşlarında verilen hizmetten yararlanma hakkını sağlamak için her tür önlem alınır.
Sözleşmeye taraf devletler, çocuk onun bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken, çocuğun bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet ya da kötüye kullanmadan, savsaklamadan, ırza geçme de içinde her türlü sömürü ve kötü davranıştan korunması için gerekli her tür önlemi alır. Koruyucu önlemler, kötü davranma olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, soruşturulması, izlenmesi ve çocuğun sağaltımı için gerekli yöntemleri ve adliyenin işe el atması ile çocuğa ve bakımını üstlenen kişilere gerekli desteğin sağlanması için etkin yolları da içerir.
Aile çevresinden geçici ya da sürekli yoksun kalan ya da kendi yararı için bu ortamda kalması uygun olmayan her çocuk, devletin özel korumasında yaşama ve devletten yardım görme hakkına sahip olur. Sözleşmeye taraf devletler, böyle çocuklar için yasalarına uygun bakımı sağlar. Bu bakım, bakıcı aile yanına verme, evlat edinme ya da çocuk bakımı amacı güden uygun kuruluşlara yerleştirmeyi de içerir. Çözümler ele alınırken çocuğun kimliğine gereken saygı ve sürekliliğin korunmasına özen gösterilir.